8/11/2009 ·

şu anda 18:18

insanlar program yapabilir evet bazen rotar ya da gecikme diye de diyebileceğimiz hatta aslında gecikme diye de belirtebileceğimiz hatalar meydana gelebilir.
Ama bu gecikmelerin belli bir kabul edilebilşirliği belli bir yaklaşıklığı da olamlı değil mi?
Mesela bir arkadaşımızla buluşma için sözleşiyoruz. Ondan sonra dageliyor vatandaşın biri normal işimizi geciktiriyor. hem de ................................................................ (burda aklınızın alamayacağı küfürler ettim)  saat 17 de gelsen de biz de arkadaşlarımızla muhabbet etsek. ne zamn yanlarına gidecem de ne kadar muhabbet edecem de ne zaman eve gidip başımı yastığa koyacam da sabaha da bi zahmet kalkıp işime gücüme bakacam.
Lafa geldi mi her türlü güzellikten bahseden aziz milletimiz böyle iş sözde görünmeyen şeylere geldi mi hiç umursamaz. ulan ............................................................................. (artık buralarda küfür olduğunu biliyorsunuz) ulan senin yüzünden şekerim vurdu 1000 e . iki tane organizasyonum vardı 2 si de boka gitti =)))))
Saat 17 de gel diyorsak gel de işimizi gücümüzü görelim. be gavat =)))))

Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2009 ·

yazacak çok şey var

şimdi aklıma geldi yeniden yaapcak bir çok şey var. Mesela çiftlik meselesi var spor meselesi var. Silah meselesi var. bu meselelelerin altında başlıklar altında toplanabilen diğer meseleler var. Bu meselelerin hepsini halletmek uzun sürebilir. Ama hiç olmazsa yarenlerimizi yanımıza alalım ki beraber yürüyelim ki yolumuz keyifli olsun. ufak olanı kat ettikten sonra uzun olan yollara da alışabnilir ayaaklarımız. Ya da araç ediniriz. Bir at deve ya da araba olabilir. Çağa göre havada ulaşım sağlayan kişisel araçlarda olabilir. Ama ne olursa olsun eşlik edecek bir kaç şeye uzanmak gerekir.
Şimdi tozlu rafları sildikçe daha da açılıyor göze hoş görünüyor her bir şey. Sahip olunan gücün kaynağını bilseydi herkes oraya yönelmez miydi? Tabii ki yönelmezdi herkes. Çünkü kanun böyle yasa böyle. Gerçeği bilmek için sağlıklı bir kafa yapısı gerekiyor. Neşter vuruluyor ama neden ve hangi koşulda vuruluyor? Anestezi nedir bilmeyen bi insan sağlıklı bir insana neşter vursa bu yaptığı mantıklı olur mu hiç?
Öncelikle hastalığa teşhis edebilmesi sonra anestezi vermesi ondan sonra teşhis ettiği yeri kesmesi , sonra nasıl düzeltmesi gerektiğini bilmesi hangi ilaçları kullanacağını bilmesi gerekir. İşte bu  da buna benzer. Önce bilmek gerekir. Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
O zaman başlangıç noktasını bulduk mu? ne dediniz? bilmek mi?
hayır canlarım hayır bilmek değil =)))) bilmeye uğraşmak. bilmek için başka şeyler lazım. istanbuldan ankaraya gidebilmek için nasıl ki bir hareket gerekiyorsa onun gibi bilmek için de bilmeye giden yola bilet kesmek gerekir. ya da yalın ayak da gidebiliriz =)) ama ben denedim. nacvizane sizlere tavsiyem bir vasıta kullanın =))) Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2009 ·

Pardus 2009

İnsanlar bir işe başladıkları zaman bazı bağırsak takımı derler ki o iş olamz , o iş hayal o iş öyle o iş böyle. Sonra azmini yitirmeyen adam o işi başarınca da. Birden gurur duyarlar. Vay beee adam yaptı biz şöyleyiz biz böyleyiz derler =))))
Bu söylemler bi çoğuğmuza yabancı gelmiyor biliyorum. Dün pardus 2009 u kurdum bilgisayarıma. Evet 2007 de problemler vardı. bazı programlar çalışmıyordu verimli değildi vs vs vs vs vs. Şimdi bakıyorum da ara yüz olarak gerçekten güzel olmuş pardus. İçeriğini yine de anlamam. Heeee dersiniz ki istediğin bu muydu?
Hayır efendim tam olarak istediğim de bu değildi. Benim istediğim herhangi bir işletim sistemi vs tabanlı olmayıp tamamen şahsına munhasır bir işletim sistemiydi. Bu öyle bir işletim sistemi olmalıydı ki tamamen türk olmalıydı. Evet gerekirse de sadece türkçe bilenler kullanmalıydı.
İşletim sistemi Türkçemizin nimetlerinden faydalanabilmeli ve diğer işletim sistemleriyle ve diğer dillerle 30 senedir yapılamayan şeyler yapılabilmeliydi.
Mesela sesli komut sistemi yapay zeka vs türü şeyler Türkçemizin nimetleri sayesinde 30 değil 3 sene içinde kolaylıkla çözülebilirdi.
Tabii ki bu konu hakkında da çalışmalarımız sürüyor. Çeşitli yerlerrde birbirlerini tanımayan kişiler bu tür çalışmalara devam ediyorlar. Bizim görevimiz ise bu insanları hattı mudafa yoktur sathı mudafa vardır o satıh vatanın tamamıdır sözü doğrultusunda toparlamak ve bu gidişata bir yön vermektir. Farkımız üretmek ve bu üretkenlikle beraber yön vermektir.
Akla gelebilecek her konuda en önde yön veren olmak bizim vazgeçilmez karakterimizdir .

Yorum (yok) Yorum yaz!

6/11/2009 ·

Son zamanlar

Son günlerde bir çok yerden sorular alıyorum. Aykut baba ne olur bu fenerin hali diyorlar aykut baba açılım hakkında ne düşünüyorsun diyorlar. Aykut baba domuz gribi ne yapar adamı diyorlar.
Evvela sondan başlayalım. Biz domuzdan pek hazzeden bir millet olmadığımız için psikolojik bir baskı altındayız. Yoksa ki aynı senaryolar kuş gribi adı altında da denendi başarıya ulaştığı söylenemez. Ayrıca biz daha bu gribal enfeksiyon çıkmadan evvel de  Domuz g(r)ibiyim diye başlığımızı atmış ve de olan olaylar hakkındaki ti mizi kamu oyuna açıklamıştık.
Ağzına ılık suya karıştırılmış tuzlu suyla gargara yaparsın
bir de mevsim değişiminden dolayı biraz c vitaminine yüklenirsin olay biter =)
Yani bağışıklık sistemi en zayıf kalmış insanlardan biri olarak ben bile grip olamamışsam bu sene bi bildiğimiz var ki söylüyoruz.
Diğer mesele açılım meselesi. Vay efendim vatan elden gidiyor. Vay efendim teslim olduk Vay efendim şudur budur. Hiç kimse bana yaygara koparmasın . Yav siz memleketi kahve köşelerinde mail ortamlarında kurtarmaya kalktığınız sürece sizden bi bok olmaz =))))
Darıldınız mı? Darılın tabiii . Çok mu lazımsınız lan sanki =) kahvede iddaa yaparken haberlerde açılım çıkıyor. ,ki dakka küfür sallıyorsun amerikanın oyunları diyorsun. işte biraz internet kullanan adamsan sana gelen maili mail listendekilere gönderiyorsun. Ondan sonra bu memleketi en çok seven benim diyorsun =)))) Siktir git derler adama =)))) Yani bunu açık şekilde diyen olmadıysa bugüne kadar Ben açık seçik diyeyeim. Çünkü bu konuşmalardan sonra da iddaa oynamaya devam ediyorsun.
Haaaa dersiniz ki işsiziz devlet iş vermiyor.
Devlet bize yol vermiyor elektrik vermiyor su getirmiyor....
Ulan sen devlete ne veriyorsun da devlet sana su versin elektrik versin. Kahve kköeşelerinde veya internetin başında duracağına bari kalk dışarda iki kürek salla da yolunu düzelt.
su getir domates ek patates ek . bi şeylerle uğraş işte .
Uzaktan ahkam kesmeyle bir şey olmuyor. Öyle göbeğini kaşıyarak sıçtılar memleketin ağzına demeyle olmuyor azizim.
Daha önce de demiştik yine diyoruz. İnsan beyni de kıvrımlıdır bağırsaklarda kıvrımlıdır. Yemek yersin midede sindirirsin bağırsak da bok haline gelir onlar.  Siz de başkasının ürettiklerini alıyorsunuz beyninizdeki kıvrımlarda sidik haline getiriyorsunuz. beyniniz sidik kokuyor. başkalarının düşüncelerini sindirmeye çalıştığınız için. Sonra BEyninizin bağırsaklarınızla çalışam işlevi bakımından ne farkı kalıyor ?
İnsan ne için yaşıyor ?
Biraz düşünün yav internet sitelerinde yazmaz insanın neden yaşadığı. herkesin yolu ayrı izi ayrı. Kimisi ev almak için yaşıyor. Kimisi çeşme yaptırcam diye yaşıyor. Ama ben çeşme yaptırcam diye yaşayan adamı örnek alıp da illa ben nde .eşme yaptırcam diye yaşarsan olmaz aga.o adam misyonunu bulmuş bir şeyler yapıyor işte. sen onu örnek alırsan mutlu olamazsın.
haz da alamazsın bi boka da yaramazsın. artık her ne eklersen buralara sen ekle.
Bir de fenerin halini soranlar var . yaz iddda da banko fener bu hafta =))))
boşuna düşünme kafanı yorma =) Nasıl olsa bedava bilgiye alışmışsınız =))) Ama artık daha tutarlı olmaya başladı bu yazılar heee =)))) Takip edenler bu hızlı şekilde tozlarımı silkelediğim,n de farkındadır. Bu toz sirkeleme olayı güzelmiş.
Nacizane gençlere tavsiyem olaylara farklı açılardan yaklaşın. beyninizin öteki yarım küresini de kullanın. Bunun için neler yapabileceğini de düşünenler bulsun =))))

Yorum (yok) Yorum yaz!

6/11/2009 ·

Güzel bir gün

Beni takip edenler bilir, çayımı ılık içerim. hem de kocaman bir bardaktan.
Nedenini bilmiyorum desem yeridir. Sıcak şeylere karşı içimde serin duygular besleyebiliyorum. ılımlı olmalı her şey ya da soğuk. neden sıcağa tahammulşum olmadığına da kendimce bir sebep buluyorum.Küçükken yattığım yatağın üst tarafından sobanın borusu geçiyordu. Sıcaktan o kadar bulanıyordum ki; zamanla sıcaktan nefret eder hale gelmiştim.
Bununla beraber bugün müthiş derecede sistemli bir iddaa yapasım var. çıkan parayı da nerde nasıl yeriz bilemiyorum. onun da hayalini kurmuş değilim.
Evet gelelim esas meseleye.
Bugünkü esas mesele aslında yine ister istemez aziz milletimiz hakkında.
Bildiğimiz bir çok olaylar var. Kulağımıza gelenler de oluyor.
Öğreniyoruz ki kimi memleketlerde hâla sınırlarımızı öğrenememiş insanlar varmış.
Evet sakin bir toplumuz aslında. Tarihte belli bi medeni seviyeeyi yakaladığımız için diğer medeniyetlere babalık yapıyoruz. Baba mı daha sakindir haylaz çocuğu mu?  Her baba gibi bizim sakin bir halde olmamaız gerekiyor. Eğitim zor baba olmak zor. Çocuklarımız birer fidan. Eğitimelrini vermemiz onları terbiye etmemiz gerekir. Ben kötekle terbiye etme taraftarı değilim aslında ama bazen kötekte işe yarayabilir.
Bazen demiri sadece döverek de düzeltemeyiz.Eritmek gerekebilir.
Şimdi nelerden bahsettiğimi unutarak çayımdan bir yudum alıyorum.
Sizleri içimdeki Aykut un düşüncelerine doğru yola çıkarıyorum. Yazımda hatalar oluyor ara sıra.
Bunun nedenleri ısınma turları olsa gerek. Şİmdilik uzun süredir ham kalmanın bedelini bu şekilde ödemek zorundayım. Yoksa işleyen demir ışıldarı hepimiz biliyoruz.
Hayatımdaki bir yenilik de Pardus işletim sistemine geçmiş olmam. Heee diyeceksiniz ki hayal ütopya onlar . Ne farkeder biraz da ütopya da yaşayalım. Hiş makam koltuğu ile müşteri koltuğu bir olur mu? Hayatta üreticiler ve tülketiciler varsa bizim safımız bellidir =)))
Bu arada burda yazdıklarım sigortaların atması yüzünden gitti sanmıştım ama blogu açtığım zaman durduğunu gördüm. Sevindim mi? Aslında bir kıpırtı olmadı. Yani heyecanlanmadım. Ancak bu yazdıklarımın değersiz olduğunu değil kökünün ben de olduğunu gösterir. :P
Heee bu arada tavla oynadım 5- o yenildim onuda söylemeden geçemeyeceğim. ama yenilmenin keyfi bir başka oluyor .

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::